Dilimde tüy bitti.../Üzeyir Lokman Çaycı
Üzeyir Lokman ÇAYCI İç Mimar – Endüstri Tasarımcısı Partizanlık yapanlar sorunları çözemezler! Peygamberimiz (S.A) : «Layık olduğunuz idareyle yönetilirsiniz» «Musibetler toplu gelir, iyilere de isabet eder.» diyor.
Sizi helak edecek ilgisizlikler içinde bulunan, insanı hiçe sayan, dışa bağımlı, bilgisiz, hizmet anlayışından uzak; para ve getirimden başka kaygısı olmayan, konuştuklarını irdelemeyen, insanlara tepeden bakan, karşılarındakilerini devamlı suçlayan, eleştirilerden rahatsızlık duyan, bazı kurumlarımızı ve vatanseverleri hedef haline getiren, devlet imkanlarını ve zamanı kötüye kullanan siyasilerden, siyasi partilerden kurtulmak sizin elinizde. Günah kapılarını idrakle, kendinizi ve karşınızda bulunanları irdeleyerek, yapılanları, yaşananları ve olayları gözden geçirerek kapayabilirsiniz. Değilse size olumsuzluklar yaşatan insanlara oylarınızla veya bedenlerinizle destek olursanız, ya da onları alkışlamaya devam ederseniz, onların işledikleri kusurlara, cinayetlere de ortak olursunuz.
İmam-ı Rabbani : «Hata yapmak Rahmani, hatada ısrar şeytanidir» diyor. Size acılar yaşatanlara bir kere hata yaparak destek oldunuz. Bundan sonra eğer sizi yönetemeyenlere destekleriniz devam ederse bu tavırlarınız size pahalıya mâl olabilir. Her şeyin bir çözümü var, ama ehli olmayan insanlara rey verenlerin karşılaştıkları olayların çözümü yok! Sonuçlar ortada. Ölenlere, yıkılanlara, heba olanlara, acı çekenlere, mağdur olanlara, evsiz, işsiz, hayvansız ve eşyasız kalanlara «ah, of, vay» demekten başka söyleyecek bir şeyiniz yok! AKP resimleri karşınıza çıktıkça siz hâlâ onların adamları olduğunuzu söylemeye devam ediyorsunuz... Silivri´de yaptıkları mahkeme salonunun çatısının çökmesi size neleri hatırlatıyor? Hepimiz Kadir Topbaş´a soruyoruz : «Lalelere kaç trilyon verdiniz?» Gazete haberleri : «10 Eylül 2009 tarihli Hürriyet Gazetesi : Sel İstanbul´da 90 milyon dolarlık malı alıp götürdü.»
«10 Eylül 2009 tarihli Yeniçağ Gazetesi : İstanbul çöktü: 26 ÖLÜ ... Trakya´yı perişan eden ve göstere göstere gelen sel dün de İstanbul´u vurdu. Yetkililerin ihmali infial yarattı»
«11 Eylül 2009 tarihli Hürriyet Gazetesi : Kiptaş´tan dere yatağına villa»
«11 Eylül 2009 tarihli Haber Cem : Ankaralılar üst katlara taşınsın ! Bu sözler Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek´e ait... İstanbul´da bugün de sağanak yağış bekleniyor. Alt katlarda oturan Ankaralılar ise üst katlara taşınmaları için uyarıldı.»
«11 Eylül 2009 tarihli Haber Cem : Dere ağzına gümrük yeri! İthalat ve ihracatın can damarı Halkalı Gümrüğü selde su altında kalıp felç oldu... Sel felaketi, dış ticaretin ana kapılarından biri olan Halkalı Gümrüğü´ndeki çarpıklığı da ortaya koydu.»
«11 Eylül 2009 tarihli Haber Cem : Kadir Topbaş´a büyük tepki! Önce bir kadının ´Geç kaldınız´ diyerek protesto ettiği Topbaş daha sonra evlerinin balkonunda bulunan vatandaşların hedefi oldu. Topbaş, "Lalelere kaç trilyon verdiniz, bize dört günden beri bir sıcak çay veremez miydiniz?" diye bağıran vatandaşlara "Geçmiş Olsun" yanıtını vererek yoluna devam etti. Topbaş ilerlerken vatandaşların alkışlarla protestolarına devam ettiği görüldü.»
«10 Eylül 2009 tarihli Yeniçağ Gazetesi : Selimpaşa kayıplarına ağlıyor!.. 8 Eylül´den beri haber alınamayan minik Dila ile 75 yaşındaki Nihat Serdiyol, Selimpaşa´yı üzüntü ve acıya boğdu» Bilim adamlarından faydalanması gereken zihniyet onlarla mücadele ediyor! «13.09.2009 tarihli Haber Cem : AKP muhalifi öğretim üyeleri kovuldu» Kusurlar, ihmaller, ilgisizlikler kader olamaz! Halk kendilerine felaket hazırlayanlara desteğini sürdürdükçe biz daha çok ve uzun süre bu tür acılarla karşılaşacağız. Kendilerini kontrol edemeyenlerin yağmurları kontrol etmeleri mümkün mü? Olayların duyuruluş şekli ilk anda : «Yağmur hayatı felç etti, alt yapı çöktü, evler ve dükkanlar sular altında kaldı. Altı kişi öldü. Elli hayvan telef oldu!» Sonra, soruşturma açıldı, cesetler bulundu, hasar tespiti yapıldı… gibi demeçlerle alışılagelmiş yüksek (?) ve asil (?) devlet adamlığı gösterileri… İstanbul´u çiçeklerle süsleyenlerin bu tavırlarıyla neleri «ört-bas ettiklerini» bunca afetlere ve ihmallere rağmen hâlâ göremiyor musunuz? Bir yakınım ikinci kez AKP´den belediye başkanlığına adaylığını koymak istiyordu.
Ben sordum : «Bir kez kaybettin, niye bu kadar ısrarcısın?». Bana verdiği cevap ilginçti : Kayınbiraderimi işsizlikten kurtaracağım ve emekli olunca genel müdür seviyesinde maaş alacağım. İşte karşılaştıklarımızın temelinde bulunan hizmet anlayışı! Pekiyi ben onun sözüne nasıl karşılık verdim? «Millete hizmet yerine, kişisel arzularını tatmin etmek için belediye başkanı olacağına git onurla anılacağın ve vicdanını rahatlatacak başka bir şey ol!» dedim. Ben yaklaşık 29 yıldır Avrupa´dayım. Türkiye´deki AKP zihniyetli yöneticilerdeki kaygısızlıkların ve umursamazlıkların bir benzerini buralarda görmedim. Yaşanan bir çok olaylara ve acılara rağmen biz Türkiye´de insanı ön plana çıkaran en ufacık bir tedbir alındığını görmüyoruz.
Gerekirse yapay yüksek tepeler oluşturularak, yerleşim alanlarını iyi tespit edecek ve çevre düzenlemesi konusunda uzman, çağdaş, mimar ve mühendislerden oluşan «bir şehircilik konseyi» oluşturmadan sığ ve bağnaz kafalarla dün olduğu gibi, bugün yaşanan ve yarın yaşanacak olayları, afetleri, tahribatları ve ölümleri önlememiz mümkün değil!
|